read.cash Log in
@Scorp more from that month

RADYUM KIZLARI Radyum elementini keşfi, 1910’larda “global” bir çılgınlık yaratmıştı. Yaşlanmayı önlemekten kanseri iyileştirmeye kadar her derde deva olduğuna inanılan yeni mucize (!) element, kremlerden diş macunlarına, gıda maddelerinden saatlere hemen her şeyin içine sızmıştı. Amerikalı girişimci William J. Hammer 1902'de Paris’e gittiğinde, Curie’lerden bir miktar radyum kristali almıştı. Ülkesine döndüğünde, bu mucize elementi kullanabilmenin yollarını ararken, radyumu çinko sülfat ve zamkla karıştırdığında karanlıkta daha iyi parlayan bir boya elde etti. Çok geçmeden bu ürün USRC-United State Radium Corporation tarafından kol saatlerinin rakamlarının, akrep ve yelkovanlarının boyanmasında kullanılmaya başlandı; böylece karanlıkta da görülebilmeleri mümkün hale geldi. Saatleri radyumla boyayan işçi kızlar, boyanın dağılmaması için fırçalarını dudaklarında ıslatıp ucunu sivriltiyorlardı. “Bunun bir zararı olur mu?” diye sorduklarında hep “Hayır” cevabı aldılar. Oysa bu doğru değildi; radyumun zararlı olduğu keşfedildiğinden beri biliniyordu. Küçük miktarların sağlığa yararlı olduğu konusunda ısrarcı olan USRC, radyum endüstrisini bu iddia etrafında inşa ediyordu. Radyum boyama işinde çalışan kadın işçilerden Mollie Maggia, 1922 başında işi bırakmak zorunda kaldı, çünkü hastaydı. Her şey bir diş ağrısı ile başlamıştı. Ağrıyan diş çekildikten sonra başka bir dişi daha ağrımaya başlamıştı. Ama dayanılmaz ağrılar nedeniyle birbiri ardına çekilen dişlerin yeri iyileşmiyor, hatta yara derinleşip ülserleşiyordu. Sonra Mollie’nin kolları-bacakları feci şekilde ağrımaya başladı ve yürüyemez hale geldi. Doktorların romatizma olduğunu söylediği hastalığı iyileşmeyen, giderek çene kemiği eriyen genç kız çaresizdi. 1922'nin 12 Eylül günü öldüğünde henüz 24 yaşındaydı. Mollie ölüme doğru hızla sürüklenirken yalnız değildi; aynı yerde çalışan diğer kızlar da benzer durumdaydılar. Birer birer onlar da Mollie'yi takip ederken, "mucize ilaç" olarak bilinen radyumdan kimse şüphelenmemişti. Şirket, ölümlerdeki mesuliyetini iki yıl boyunca inkar edecek; bağımsız araştırmaların karşısına kendi finanse ettiği çarpıtılmış araştırmaları çıkaracak; hatta frengiden öldüklerini söyleyerek "Radyum Kızları"nı karalamaya çalışacaktı. Hukuk mücadelesinin sonunda 15 Ekim 1927'de mahkeme kararıyla New Jersey’de bir mezar açıldı: Beş yıl önce 24 yaşında ölen ve kayıtlara ölüm sebebi frengi olarak yazılan Mollie Maggia’nın tabutu açıldığında bedeni hâlâ parlıyordu.

No comments yet

Log in to join in Reading is open to everyone. Replying needs an account.